Yaşam Diyaliz Böbrek ve diyaliz rehberi
Böbrek Nakli

Böbrek Nakli Sonrası Beslenme: Gıda Güvenliği, Tuz, Şeker ve Kilo

Böbrek Nakli Sonrası Beslenme: Gıda Güvenliği, Tuz, Şeker ve Kilo

Diyaliz döneminde muz, portakal, domates ve kuru baklagillerle ilgili sınırlamalar, sıvı kısıtlaması ve fosfor bağlayıcı ilaçlar günlük hayatın bir parçasıdır. Nakil böbreği iyi çalışmaya başladığında bu kısıtlamaların çoğu gevşer ve sofranız yeniden zenginleşir. NIDDK, nakil sonrasında diyalize göre çok daha fazla yiyecek seçeneğiniz olduğunu, ancak diyetisyeninizle kişisel bir plan yapmanız gerektiğini belirtir [2]. Bu yeni dönemin kendine özgü öncelikleri vardır: gıda kaynaklı enfeksiyonlardan korunmak, ilaçlarla etkileşime giren besinlerden uzak durmak ve ilaçların tetiklediği kilo, şeker ve tansiyon artışını önlemek. Aşağıdaki bilgiler genel çerçevedir; size uygun miktarları diyetisyeniniz ve nakil ekibiniz belirler.

Nakilden sonra beslenme neden değişir?

Nakilden sonra beslenme değişir, çünkü çalışan böbrek potasyum, fosfor ve sıvıyı yeniden düzenler; buna karşılık bağışıklık baskılayıcı ilaçlar enfeksiyona yatkınlık, iştah artışı, kan şekeri ve kolesterol yükselmesi gibi yeni riskler getirir. Diyalizde amaç vücutta biriken maddeleri sınırlamaktır; nakil sonrasında ise amaç, yeni böbreği ve kalp-damar sağlığını uzun yıllar korumaktır.

Konu Diyaliz döneminde Nakil sonrasında (böbrek iyi çalışıyorsa)
Sıvı Kısıtlı Genellikle bol sıvı önerilir; miktarı ekip belirler
Potasyum Çoğunlukla kısıtlı Çoğu kişide serbestleşir; bazı ilaçlar potasyumu yükseltebilir, kan değerine göre karar verilir
Fosfor Kısıtlı, fosfor bağlayıcı kullanılır İlk aylarda fosfor düşük bile olabilir; fosfor bağlayıcı genellikle bırakılır
Protein Diyaliz türüne göre yeterli miktar Ameliyat sonrası iyileşme için yeterli, sonra dengeli miktar
Tuz Kısıtlı Kısıtlı kalır; tansiyon ve böbrek koruması için önemli
Gıda güvenliği Genel hijyen Daha sıkı; çiğ ve pastörize edilmemiş ürünlerden kaçınılır
Etkileşim Sınırlı Greyfurt ve bazı bitkisel ürünler ilaç düzeyini değiştirebilir
Böbrek Nakli Sonrası Beslenme: Gıda Güvenliği, Tuz, Şeker ve Kilo – görsel 1

Gıda güvenliği için nelere dikkat etmelisiniz?

Bağışıklık sisteminiz ilaçlarla baskılandığı için gıda kaynaklı mikroplar sizde daha ağır hastalık yapabilir; bu nedenle çiğ ya da az pişmiş et, balık ve deniz ürünleri, çiğ ya da az pişmiş yumurta, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri ve iyi yıkanmamış meyve-sebzelerden kaçınılır [1]. Türk mutfağında bu uyarıların karşılığı olan bazı yiyecekleri bilmek, günlük hayatta işinizi kolaylaştırır.

  • Geleneksel çiğ köfte: Çiğ etle yapılan çiğ köfte yenmemelidir. Etsiz hazırlananlar ise temiz ve güvenilir koşullarda hazırlanmışsa tüketilebilir; sokakta satılanlardan kaçınmak daha güvenlidir.
  • Az pişmiş et ve tavuk: Köfte, kebap ve tavuğun içi tamamen pişmiş olmalı, pembe kalmamalıdır.
  • Rafadan ve az pişmiş yumurta: Yumurtanın sarısı tamamen katılaşana kadar pişirilmelidir. Ev yapımı mayonez ve çiğ yumurtalı tatlılardan kaçının.
  • Pastörize edilmemiş süt ürünleri: Köyden alınan çiğ süt, bu sütten yapılan taze köy peyniri, tulum peyniri ve ev yoğurdu risk taşır. Pastörize sütten yapılmış ve paketli ürünleri tercih edin.
  • Çiğ deniz ürünleri: Midye dolma gibi sokakta satılan deniz ürünleri ve suşi gibi çiğ balık içeren yemeklerden kaçının.
  • Kokoreç ve sakatat: İyice pişmiş olsa bile hijyen koşulları belirsiz yerlerden alınmamalıdır.
  • Hazır salata ve açık büfeler: Uzun süre oda sıcaklığında bekleyen yiyecekler mikrop üremesine açıktır.

Mutfakta uygulanacak temel kurallar

  1. Yemek hazırlamadan önce ve çiğ etle temastan sonra ellerinizi sabunla en az 20 saniye yıkayın.
  2. Çiğ et ve sebze için ayrı kesme tahtası ve bıçak kullanın.
  3. Meyve ve sebzeleri bol suyla iyice yıkayın; mümkünse soyarak tüketin.
  4. Pişmiş yemekleri 2 saatten fazla oda sıcaklığında bekletmeyin, buzdolabında saklayın ve tekrar ısıtırken iyice kaynatın.
  5. Son kullanma tarihi geçmiş, kabarmış ya da ezilmiş konserve ve paketli ürünleri tüketmeyin.
  6. Dışarıda yemek yiyecekseniz yemeğin taze ve iyice pişmiş olmasına dikkat edin.

Greyfurt ve nar neden önemli?

Greyfurt ve greyfurt suyu, bazı bağışıklık baskılayıcı ilaçların, özellikle takrolimus ve siklosporin gibi kalsinörin inhibitörlerinin kandaki düzeyini tehlikeli biçimde yükseltebildiği için nakil hastalarına genellikle önerilmez [3]. National Kidney Foundation, nakil sonrası kaçınılacak besinler arasında greyfurtu açıkça sayar [1]. Bu etki, greyfurtun bağırsakta ilacı parçalayan enzimleri engellemesinden kaynaklanır ve tek bir bardak meyve suyuyla bile ortaya çıkabilir.

Greyfurta benzer etkileşim gösterebilecek diğer meyveler konusunda da dikkatli olmak gerekir. Turunç ve pomelo gibi bazı turunçgillerle ilgili benzer uyarılar bulunur. Nar ve nar suyu ile ilgili de etkileşim bildirimleri olduğundan, özellikle düzenli ve yüksek miktarda tüketmeyi düşünüyorsanız önce nakil ekibinize danışmanız önerimizdir. Portakal ve mandalina ise genellikle bu tür bir etkileşim göstermez; ancak potasyum düzeyiniz yüksekse miktarı diyetisyeninizle konuşun.

Bitkisel ürünler de ilaçlarınızla etkileşebilir. Sarı kantaron gibi bazı bitkiler ilaç düzeyini düşürerek red riskini artırabilir. Bağışıklığı güçlendirdiği iddia edilen bitkisel karışımlar, takviyeler ve kür tarifleri; ilaçlarınızın amacına ters etki edebileceği için kullanılmamalıdır. Herhangi bir takviyeye başlamadan önce nakil ekibinize danışın [3].

Böbrek Nakli Sonrası Beslenme: Gıda Güvenliği, Tuz, Şeker ve Kilo – görsel 2

Tuz ne kadar olmalı?

Nakil sonrasında da tuz kısıtlaması devam eder; genel bir öneri olarak günlük tuz tüketiminin 5 gramın, yani yaklaşık bir silme çay kaşığının altında tutulması hedeflenir. Fazla tuz tansiyonu yükseltir, vücutta su tutulmasına yol açar ve uzun vadede nakil böbreğini yorar. Kişiye özel hedefi hekiminiz ve diyetisyeniniz belirler.

  • Yemeğe sofrada tuz eklemeyin; tuzluğu masadan kaldırın.
  • Salamura zeytin, beyaz peynir, turşu, sucuk, pastırma, salam ve hazır çorbalar yüksek tuz içerir; miktarı sınırlayın. Zeytin ve peyniri suda bekleterek tuzunu bir miktar azaltabilirsiniz.
  • Simit, poğaça ve fırın ürünlerindeki tuza dikkat edin; ekmek de günlük tuzun önemli bir kaynağıdır.
  • Tat vermek için nane, kekik, pul biber, sumak, limon ve sarımsak kullanın.
  • Tuz yerine geçen ürünler genellikle potasyum içerir; bu ürünleri ekibinize danışmadan kullanmayın.

Kilo ve kan şekeri nasıl kontrol edilir?

Nakil sonrasında iştah artar, kortizon gibi ilaçlar kan şekerini yükseltebilir ve diyaliz döneminin kısıtlamaları kalkınca pek çok kişi kilo alır; bu nedenle ilk yıldan itibaren kilo ve şeker kontrolü beslenmenin merkezine yerleşmelidir. Nakil sonrası gelişen şeker hastalığı ve fazla kilo, hem kalp-damar sağlığını hem de nakil böbreğinin ömrünü olumsuz etkileyebilir. National Kidney Foundation, sağlıklı kilonun korunmasını ve gerekirse diyetisyenle çalışılmasını önerir [1].

  • Tabak düzeni: Tabağınızın yarısını sebze ve salatayla, dörtte birini yağsız protein (tavuk, balık, yumurta, kuru baklagil), dörtte birini tam tahıllı ürünlerle (bulgur, tam buğday ekmeği) doldurun.
  • Şekerli içecekler: Meşrubat, hazır meyve suyu ve şekerli çay yerine su, ayran ve şekersiz bitki çayları tercih edin. Ayranın tuzlu olabileceğini unutmayın.
  • Tatlılar: Şerbetli tatlıları, pekmez ve bal gibi yoğun şekerli besinleri seyrek ve az tüketin. Pekmez demir içerse de şeker yükü yüksektir.
  • Yağ: Kızartma yerine haşlama, ızgara ve fırın yöntemlerini kullanın; zeytinyağını ölçülü kullanın. Tahin sağlıklı yağ içerir ama kalorisi yüksektir.
  • Ara öğünler: Kuruyemişleri tuzsuz ve avuç içi kadar, meyveyi porsiyonlu tüketin.
  • Hareket: Hekiminizin onayıyla her gün yürüyüş yapmak, hem kilo hem de şeker kontrolüne yardım eder.

Şeker hastalığınız varsa ya da nakil sonrası kan şekeriniz yükselmeye başladıysa, kendi kendinize ilaç ya da şeker ölçüm düzeni belirlemeyin; bu durum nakil ekibiniz ve gerekirse endokrinoloji uzmanıyla birlikte yönetilir.

Potasyum, fosfor ve sıvı hâlâ önemli mi?

Nakil böbreği iyi çalıştığında potasyum ve fosfor kısıtlamaları çoğu kişide kalkar, ancak her hastada değil; bu yüzden diyetinizi kan değerlerinize göre ayarlamanız gerekir. Takrolimus ve siklosporin gibi ilaçlar ya da bazı tansiyon ilaçları potasyumu yükseltebilir; böyle bir durumda muz, kuru kayısı, patates ve domates gibi potasyumdan zengin besinleri bir süre sınırlamanız istenebilir. Öte yandan ilk aylarda fosfor düzeyi düşük çıkabilir; bu durumda süt, yoğurt ve kuru baklagiller gibi fosfordan zengin besinler önerilebilir. Magnezyum düşüklüğü de bazı ilaçlarla sık görülür ve takviye gerektirebilir. Bu değişikliklerin tümü kan testlerinize göre yapılır; kendi başınıza kısıtlamaya ya da takviyeye başlamayın.

Sıvı konusunda ise genel kural tersine döner: nakil sonrasında genellikle günde belirli bir miktarın üzerinde sıvı içmeniz istenir. Ne kadar içmeniz gerektiğini nakil ekibiniz söyler; kalp yetmezliği gibi ek hastalıkları olan kişilerde sınırlama devam edebilir.

Kemik sağlığı için nasıl beslenmeli?

Kemik sağlığı, uzun süre diyalize girmiş ve nakil sonrası kortizon kullanan kişilerde önemli bir konudur; yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı kemikleri korumaya yardım eder. Pastörize süt, yoğurt, ayran ve peynir kalsiyum kaynağıdır. D vitamini ve kalsiyum takviyesi gerekip gerekmediğine ise kan değerleriniz ve kemik yoğunluğu ölçümünüze göre hekiminiz karar verir. Takviyeleri kendi başınıza almayın; çünkü yüksek kalsiyum da böbrek için sorun oluşturabilir.

Örnek bir günlük menü nasıl olabilir?

Aşağıdaki menü, nakil böbreği iyi çalışan ve kan değerleri normal olan bir yetişkin için genel bir örnektir; porsiyonları ve içeriği diyetisyeniniz kendi durumunuza göre uyarlar.

  • Kahvaltı: Kaynamış ve tamamen pişmiş yumurta, suda bekletilmiş birkaç zeytin, az tuzlu pastörize beyaz peynir, bol domates-salatalık, tam buğday ekmeği, şekersiz çay.
  • Ara öğün: İyice yıkanmış bir porsiyon mevsim meyvesi ya da bir kase pastörize yoğurt.
  • Öğle: Zeytinyağlı taze fasulye ya da kuru fasulye, bulgur pilavı, yoğurt, yeşil salata.
  • Ara öğün: Bir avuç tuzsuz badem ya da fındık, bir bardak ayran.
  • Akşam: Fırında ya da ızgarada iyice pişmiş balık veya tavuk, haşlanmış sebze, az tuzlu mercimek çorbası.

Menüyü planlarken ilaç saatlerinizi de hesaba katın; bazı ilaçların aç ya da tok karnına alınması gerekir ve öğün düzeninizin her gün benzer olması ilaç düzeyinin dengede kalmasına yardım eder.

Bayram ve davetlerde nasıl beslenmeli?

Bayram sofraları ve davetler, nakil sonrası beslenme düzenini en çok zorlayan anlardır. Tabağınıza önce sebze yemekleri ve salata alın, tatlıyı küçük bir porsiyonla sınırlayın ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları ya da meyveyi tercih edin. Uzun süre açıkta beklemiş yiyeceklerden ve içi tam pişmemiş etlerden kaçının. İlaç saatleriniz davet saatine denk geliyorsa ilaçlarınızı yanınızda taşıyın; öğün düzeniniz değişse bile ilaçlarınızı saatinde almayı unutmayın.

Ne zaman acilen başvurmalısınız?

Gıda kaynaklı bir enfeksiyon nakil hastalarında hızla ağırlaşabilir. 38 °C ve üzeri ateş, bir günde birkaç kez tekrarlayan ishal ya da kusma, ilaçlarınızı midenizde tutamamak, dışkıda kan, şiddetli karın ağrısı ya da sıvı kaybına bağlı baş dönmesi ve idrar azalması fark ederseniz aynı gün nakil merkezinizi arayın. Kusma ve ishal ilaç emilimini bozacağı için red riskini de artırır. Bilinç bulanıklığı, bayılma, ciddi nefes darlığı ya da göğüs ağrısında ise vakit kaybetmeden 112’yi arayın.

Sık sorulan sorular

Nakilden sonra muz ve portakal yiyebilir miyim?

Böbreğiniz iyi çalışıyor ve potasyum değeriniz normalse genellikle yiyebilirsiniz. Bazı ilaçlar potasyumu yükseltebildiği için miktarı kan değerinize göre diyetisyeninizle belirleyin.

Köy peyniri ve ev yoğurdu tüketebilir miyim?

Pastörize edilmemiş sütten yapılan ürünler, bağışıklığı baskılanmış kişilerde ciddi enfeksiyon riski taşır. Pastörize sütten yapılmış, güvenilir kaynaktan alınmış ürünleri tercih edin.

Nakil sonrası balık yiyebilir miyim?

Taze ve iyice pişmiş balık sağlıklı bir protein kaynağıdır. Çiğ ya da az pişmiş balık, suşi ve sokakta satılan midye gibi deniz ürünlerinden kaçının.

Kahve ve çay içebilir miyim?

Ölçülü miktarda çay ve kahve genellikle sorun yaratmaz. Şeker eklemekten kaçının; bitki çayları ve karışımlar için ise nakil ekibinize danışın, çünkü bazı bitkiler ilaçlarınızla etkileşebilir.

Nakil sonrası protein tozu ya da vitamin takviyesi alabilir miyim?

Takviyeleri kendi başınıza başlatmayın. Bazı ürünler ilaç düzeyini etkileyebilir ya da böbreği yorabilir; ihtiyacınız olup olmadığına kan değerlerinize göre hekiminiz karar verir.

Kaynaklar

  1. National Kidney Foundation – Care After Kidney Transplantwww.kidney.org
  2. NIDDK – Kidney Transplantwww.niddk.nih.gov
  3. National Kidney Foundation – Immunosuppressantswww.kidney.org

Bu sayfa genel bilgi verir, tanı ve tedavi yerine geçmez. İlaç, diyet ve sıvı sınırlarınızı diyaliz ekibiniz belirler. İçeriklerimizi nasıl hazırladığımızı okuyun.

Bu sayfada hatalı ya da eskimiş bir bilgi mi gördünüz?

Kişisel sağlık bilgilerinizi ve tahlil sonuçlarınızı paylaşmayın. Bireysel tıbbi soruları yanıtlayamıyoruz; bunun için diyaliz ekibinize danışın.

Bu konuda diğer rehberler

Böbrek Nakli: tümü