Diyalizle Yaşam

Diyaliz Hastalarında Göz Sağlığı: Diyabetik ve Hipertansif Retinopati, Kontroller

Diyaliz Hastalarında Göz Sağlığı: Diyabetik ve Hipertansif Retinopati, Kontroller

Diyaliz hastalarının önemli bir kısmında böbrek yetmezliğine yol açan hastalık şeker hastalığı ya da yüksek tansiyondur. Bu iki hastalık yalnızca böbreklerdeki küçük damarlara değil, gözün arkasındaki ağ tabakasını (retina) besleyen ince damarlara da zarar verir. Bu nedenle diyaliz hastalarında göz sağlığı, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ama erken yakalandığında korunabilen önemli bir konudur. Bu yazıda diyaliz hastalarını ilgilendiren başlıca göz sorunlarını, kontrollerin önemini ve acil belirtileri anlatıyoruz.

Gözün arkasındaki retina, kameradaki film gibi görüntüyü algılayan ışığa duyarlı bir dokudur [1]. Retinayı besleyen damarlar, vücuttaki küçük damarların doğrudan gözlemlenebildiği tek yerdir. Bu nedenle göz dibi muayenesi, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonun vücuttaki küçük damarlara verdiği hasar hakkında da fikir verir.

Böbrek hastalığı ve göz sağlığı neden bağlantılıdır?

Yüksek kan şekeri vücuttaki çok küçük kan damarlarına zarar verir ve bu hasar en sık gözlerde, kalpte, sinirlerde, ayaklarda ve böbreklerde görülür [4]. Kanda uzun süre yüksek düzeyde şeker bulunması gözdeki küçük damarları bozarak görme sorunlarına, hatta körlüğe yol açabilir [4]. Yüksek tansiyon da retinadaki damarlara zarar verebilir [2].

Yani böbrek hasarını gösteren bir kişide, aynı hasarın gözlerde de başlamış olma olasılığı yüksektir. Böbrek hastalığınızın nedeni şeker hastalığı ya da yüksek tansiyonsa, göz kontrolleri tedavinizin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Diyaliz Hastalarında Göz Sağlığı: Diyabetik ve Hipertansif Retinopati, Kontroller – görsel 1

Diyabetik retinopati nedir, belirti verir mi?

Diyabetik retinopati, şeker hastalığının retinadaki kan damarlarını etkilemesiyle oluşan bir göz hastalığıdır [1]. Kandaki şeker retinaya giden küçük damarlarda değişikliklere yol açar; damarlar tıkanır, sıvı sızdırır ya da kanar [1].

Diyabetik retinopatinin erken evrelerinde genellikle hiçbir belirti yoktur [1]. Geç evrede bulanık görme, görme alanında yüzen lekeler ve körlük görülebilir [1]. Hastalığın ilerlemiş evrelerinde retinadaki damarlar gözün içini dolduran jöle kıvamındaki sıvıya kanayabilir; kişi koyu, yüzen lekeler ya da örümcek ağına benzeyen çizgiler görebilir [1]. Bu lekeler bazen kendiliğinden kaybolsa da hemen tedavi almak önemlidir, çünkü kanama tekrarlayabilir ya da artabilir [1].

Diyabetik retinopati hangi sorunlara yol açabilir?

  • Diyabetik makula ödemi: Retinadaki damarların, keskin ve merkezi görme için gerekli olan sarı noktaya (makula) sıvı sızdırmasıdır [1].
  • Neovasküler glokom: Retinadan anormal damarlar büyüyerek göz içi sıvının dışarı akışını engelleyebilir ve bir tür göz tansiyonuna yol açabilir [1].
  • Retina dekolmanı: Retinanın arka duvardan ayrılması; acil tedavi gerektirir [1].

Şeker hastalığı ayrıca katarakt gelişme olasılığını 2–5 kat, açık açılı glokom riskini ise yaklaşık iki kat artırır [1].

Hipertansif retinopati nedir?

Hipertansif retinopati, yüksek tansiyonun retinadaki kan damarlarına zarar vermesidir [2]. Şeker hastalığı, yüksek kolesterol ya da sigara kullanımı da varsa hasar ve görme kaybı riski daha yüksektir [2]. Yüksek tansiyon ayrıca göz sinirinde kan akımının azalmasına bağlı hasara ve retinaya kan getiren atardamarların ya da kanı götüren toplardamarların tıkanmasına yol açabilir [2].

Hipertansif retinopatisi olan kişilerin çoğunda hastalık ilerleyene kadar belirti yoktur [2]. Geç dönemde çift görme, görmede donukluk ya da kayıp ve baş ağrısı görülebilir; ani başlayan belirtiler tıbbi acil durumdur [2]. Retinadaki hasar 1. dereceden 4. dereceye kadar sınıflandırılır; 4. derecede göz siniri ve görme merkezinde (makula) şişlik vardır ve görme azalabilir [2].

Hipertansif retinopatinin tek tedavisi yüksek tansiyonu kontrol altına almaktır; çoğu durumda tansiyon kontrol edildiğinde retina iyileşir [2]. Bu, diyaliz hastaları için tansiyon kontrolünün yalnızca kalp ve böbrekler için değil gözler için de önemli olduğunu gösterir.

Diyaliz Hastalarında Göz Sağlığı: Diyabetik ve Hipertansif Retinopati, Kontroller – görsel 2

Diyaliz hastaları gözlerini ne sıklıkla kontrol ettirmeli?

Şeker hastalığı olan herkesin en az yılda bir kez kapsamlı, göz bebeği büyütülerek yapılan bir göz muayenesi olması önerilir [1]. Diyabetik retinopatisi saptanmış bazı kişilerde bu muayenenin 2–4 ayda bir yapılması gerekebilir [1]. Şeker hastalığı olup gebe kalan kadınların ise mümkün olan en kısa sürede kapsamlı göz muayenesi olması önerilir [1].

Durum Önerilen göz kontrolü
Şeker hastalığı, retinopati yok En az yılda bir kez göz bebeği büyütülerek göz dibi muayenesi [1]
Diyabetik retinopati saptanmış Göz doktorunun belirlediği aralıklarla; bazı kişilerde 2–4 ayda bir [1]
Şeker hastalığı ve gebelik Mümkün olan en kısa sürede kapsamlı muayene [1]
Yüksek tansiyon Göz doktorunun önerdiği aralıklarla; görme değişikliğinde hemen
Böbrek nakli sonrası Ret önleyici ilaçların katarakt riski nedeniyle düzenli kontrol [3]

Göz bebeğini büyüten damlalar birkaç saat boyunca bulanık görmeye ve ışığa hassasiyete yol açabilir. Bu nedenle muayene gününü diyaliz seansıyla çakışmayacak şekilde planlamak ve muayeneye bir refakatçiyle gitmek pratik olur. Muayeneden sonra araç kullanmamanız önerilir.

Göz sağlığını korumak için neler yapılabilir?

Şeker hastalığını kontrol altında tutmak, diyabetik retinopati riskini azaltmanın en iyi yoludur [1]. Kan şekeri kontrolü gözleri, kalbi, sinirleri, ayakları ve böbrekleri korumanın da en iyi yoludur [4]. Şeker hastalığına yüksek tansiyon ya da yüksek kolesterol de eşlik ediyorsa retinopati riski artar; bu nedenle tansiyon ve kolesterolün kontrolü görme kaybı riskini de azaltır [1].

  • Kan şekeri: Hekiminizin belirlediği hedeflere uyun. Diyaliz hastalarında bazı şeker ölçüm değerlerinin yorumu farklı olabileceğinden takibi hekiminizle birlikte yapın.
  • Tansiyon: Tansiyon ilaçlarınızı düzenli alın, seanslar arası sıvı kısıtlamanıza uyun. Tansiyonu düşüren ilaçlar böbrek hastalığının ilerlemesini de yavaşlatabilir [5].
  • Sigara: Sigara retina hasarını ve görme kaybı riskini artırır [2]; bırakmak için destek isteyin.
  • Kolesterol: Hekiminizin önerdiği tedaviye uyun [1].
  • Düzenli muayene: Şikâyetiniz olmasa bile göz kontrollerinizi aksatmayın [1].

Göz muayenesinde neler yapılır?

Göz doktorları diyabetik retinopatiyi, göz bebeği büyütülerek yapılan göz muayenesiyle saptayabilir [1]. Bu muayenede göze damla damlatılarak göz bebeği genişletilir ve doktor özel bir ışık ve mercekle retinayı, damarları ve göz sinirini inceler. Muayeneye ek olarak görme keskinliği ölçülür, göz tansiyonu kontrol edilir ve gerekirse retinanın kesitsel görüntüsünü veren ya da damarları boyayla görünür kılan ek testler istenebilir.

Muayeneye giderken kullandığınız gözlükleri, ilaç listenizi ve son kan şekeri ile tansiyon değerlerinizi yanınıza almanız önerilir. Diyaliz hastası olduğunuzu ve böbrek hastalığınızın nedenini göz doktorunuza mutlaka söyleyin; bu bilgi muayene sıklığının ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde önemlidir.

Diyabetik retinopati nasıl tedavi edilir?

Diyabetik retinopatinin erken evrelerinde göz doktoru genellikle yalnızca gözlerin durumunu yakından izler [1]. İleri evrelerde, özellikle görmede değişiklik varsa, tedaviye hemen başlamak önemlidir [1]. Tedavi var olan görme kaybını geri getirmez, ama görmenin daha da kötüleşmesini durdurabilir [1]. Tedavi seçenekleri arasında göze yapılan iğneler, retinadaki şişliği azaltmak için damarları büzüştüren lazer tedavisi ve göz ameliyatı bulunur [1]. Erken tedavi hasarı durdurup körlüğü önleyebilir [1].

Diyaliz hastaları göz tedavisi planlanırken göz doktoruna diyaliz hastası olduklarını, seans günlerini ve kan sulandırıcı ilaç kullanıp kullanmadıklarını söylemelidir. Göz ameliyatı gibi girişimlerde zamanlamanın diyaliz takvimiyle birlikte planlanması, kanama ve sıvı dengesiyle ilgili sorunların önlenmesine yardım eder.

Böbrek nakli sonrası gözlerde neler değişebilir?

Bazı ret önleyici ilaçlar katarakta (göz merceğinin bulanıklaşması) yol açabilir [3]. Bazı ilaçların şeker hastalığına ve yüksek tansiyona yol açabilmesi de dolaylı olarak göz sağlığını etkileyebilir [3]. Nakil sonrası görmenizde bulanıklık, kamaşma ya da renklerin solgun görünmesi gibi değişiklikler fark ederseniz göz doktoruna başvurun ve nakil ekibinize haber verin. Kataraktın tedavisi genellikle ameliyatladır ve nakil hastalarında da başarıyla uygulanabilir.

Katarakt ve glokom nedir?

Katarakt, gözün içindeki doğal merceğin zamanla bulanıklaşmasıdır. Kişi dünyayı buğulu bir camın arkasından bakıyormuş gibi görür, gece araba farlarından rahatsız olur ve renkler soluk görünür. Şeker hastalığı katarakt riskini 2–5 kat artırır [1]; böbrek naklinden sonra kullanılan bazı ilaçlar da katarakta yol açabilir [3]. Katarakt ilerlediğinde bulanık mercek ameliyatla alınıp yerine yapay bir mercek yerleştirilir.

Glokom (göz tansiyonu) ise göz sinirinin hasar görmesiyle giden ve görme kaybı, hatta körlüğe yol açabilen bir grup göz hastalığıdır [1]. En sık görülen türü olan açık açılı glokom çoğu zaman sinsice ilerler ve kişi görme alanının kenarlarının daraldığını geç fark eder. Şeker hastalığı bu türün riskini yaklaşık iki kat artırır [1]. Göz tansiyonu ölçümü, kapsamlı göz muayenesinin bir parçasıdır.

Görme azaldığında günlük yaşam nasıl kolaylaştırılır?

Görme sorunu olan diyaliz hastaları için ilaç yönetimi ve düşmeleri önlemek özellikle önemlidir. Şu pratik önlemler yardımcı olabilir:

  • İlaç kutularını büyük ve kontrastlı etiketlerle işaretleyin; haftalık ilaç düzenleyicisi kullanın.
  • Evde, özellikle merdiven, banyo ve koridorlarda aydınlatmayı artırın; gece lambası kullanın.
  • Kaygan halıları ve yerdeki engelleri kaldırın.
  • Tansiyon ve şeker ölçüm cihazlarında büyük ekranlı ya da sesli modelleri tercih edin.
  • Okuma için büyüteç ve iyi ışık kullanın; telefonunuzda yazı boyutunu büyütün.
  • Göz damlalarınızı nasıl kullanacağınızı bir yakınınızla birlikte öğrenin.

Görmenizdeki değişiklikleri diyaliz ekibinize de bildirin. Görme kaybı, ilaçların yanlış kullanılması, beslenme kurallarının uygulanamaması ve düşmeler gibi sorunlara yol açarak tedavinin başka alanlarını da etkileyebilir.

Diyaliz sırasında görme bulanıklığı olursa ne yapmalı?

Seans sırasında tansiyonun hızla düşmesi baş dönmesi, halsizlik ve bazen geçici görme bulanıklığı ya da kararmasıyla kendini gösterebilir. Böyle bir durumda hemen hemşireye haber verin. Seans dışında, özellikle tek gözde başlayan ani görme kaybı, görme alanında perde inmesi ya da çok sayıda yeni yüzen leke ise göz acilidir ve beklemeden değerlendirilmelidir.

Tansiyon düşmesine bağlı görme kararması seans sonunda ya da ayağa kalkarken de olabilir. Bu durumda düşmemek için hemen oturun ya da uzanın ve belirtiler geçene kadar ayağa kalkmayın. Sık tekrarlıyorsa kuru ağırlığınızın ve tansiyon ilaçlarınızın yeniden değerlendirilmesi için ekibinizle konuşun.

Ne zaman acilen başvurmalısınız?

Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden en yakın göz acil servisine ya da acil servise başvurun; görme kaybına konuşma bozukluğu, yüzde kayma ya da bir tarafta güçsüzlük eşlik ediyorsa 112’yi arayın:

  • Ani görme kaybı ya da görmede belirgin azalma
  • Görme alanında aniden beliren çok sayıda koyu leke, ağ benzeri çizgiler ya da ışık çakmaları [1]
  • Görme alanının bir kısmına perde iner gibi kararma
  • Yüksek tansiyonla birlikte görme değişikliği ya da şiddetli baş ağrısı [2]
  • Gözde şiddetli ağrı, kızarıklık ve bulantı

Gözler, böbrek hastalığına yol açan damar hasarının en erken ve en kolay görülebildiği yerlerden biridir. Düzenli göz kontrolleri, iyi şeker ve tansiyon kontrolüyle birleştiğinde, diyaliz hastalarının görme yetisini uzun yıllar korumasına yardım eder.

Sık sorulan sorular

Diyaliz hastası olarak ne sıklıkla göz muayenesi olmalıyım?

Şeker hastalığınız varsa en az yılda bir kez göz bebeği büyütülerek yapılan kapsamlı bir göz muayenesi önerilir. Retinopati saptanmışsa göz doktorunuz daha sık kontrol isteyebilir. Yüksek tansiyonunuz varsa kontrol aralığını göz doktorunuzla belirleyin.

Gözümde hiçbir şikâyet yok, yine de muayene gerekli mi?

Evet. Diyabetik ve hipertansif retinopati erken evrelerde genellikle belirti vermez. Hasar ancak göz dibi muayenesiyle erken dönemde fark edilebilir. Erken tedavi görme kaybını önlemede çok daha etkilidir.

Diyaliz gözlere zarar verir mi?

Diyalizin kendisi doğrudan göz hastalığı yapmaz. Diyaliz hastalarında göz sorunlarının en sık nedeni, böbrek yetmezliğine de yol açan şeker hastalığı ve yüksek tansiyondur. Seans sırasında tansiyon düşmesi ise geçici görme bulanıklığına yol açabilir.

Hipertansif retinopati geri dönebilir mi?

Çoğu durumda tansiyon kontrol altına alındığında retina iyileşir. Hipertansif retinopatinin tek tedavisi yüksek tansiyonu kontrol etmektir. Bu nedenle tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak ve sıvı kısıtlamasına uymak gözler için de önemlidir.

Kaynaklar

  1. Diabetic Retinopathy (National Eye Institute)www.nei.nih.gov
  2. High blood pressure and eye disease (MedlinePlus)medlineplus.gov
  3. Kidney Transplant (NIDDK)www.niddk.nih.gov
  4. Diabetes and Your Eyes, Heart, Nerves, Feet, and Kidneys (National Kidney Foundation)www.kidney.org
  5. High Blood Pressure & Kidney Disease (NIDDK)www.niddk.nih.gov

Bu sayfa genel bilgi verir, tanı ve tedavi yerine geçmez. İlaç, diyet ve sıvı sınırlarınızı diyaliz ekibiniz belirler. İçeriklerimizi nasıl hazırladığımızı okuyun.

Bu sayfada hatalı ya da eskimiş bir bilgi mi gördünüz?

Kişisel sağlık bilgilerinizi ve tahlil sonuçlarınızı paylaşmayın. Bireysel tıbbi soruları yanıtlayamıyoruz; bunun için diyaliz ekibinize danışın.

Bu konuda diğer rehberler

Diyalizle Yaşam: tümü