Yaşam Diyaliz Böbrek ve diyaliz rehberi
Böbrek Nakli

Bağışıklık Baskılayıcı İlaçlar: Nakil Sonrası Doğru Kullanım Rehberi

Bağışıklık Baskılayıcı İlaçlar: Nakil Sonrası Doğru Kullanım Rehberi

Böbrek nakli olan bir kişinin bağışıklık sistemi, yeni böbreği başlangıçta yabancı bir doku olarak algılar. Bağışıklık sisteminin görevi yabancı hücreleri yok etmek olduğundan, herhangi bir önlem alınmazsa yeni böbreğe saldırır. Bu saldırıya rejeksiyon (red) denir. Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, halk arasında red ilaçları ya da anti-rejeksiyon ilaçları olarak da bilinir ve bu saldırıyı önleyerek nakil böbreğinin uzun yıllar çalışmasını sağlar. Aşağıdaki bilgiler genel niteliktedir ve doz önerisi içermez; ilaçlarınızın dozu ve kullanım şekli hekiminizce belirlenir.

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar neden ömür boyu kullanılır?

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar ömür boyu kullanılır, çünkü bağışıklık sistemi nakil böbreğini yıllar geçse de yabancı olarak tanımaya devam eder. Neredeyse tüm böbrek nakli alıcılarının bu ilaçları hayatlarının geri kalanında kullanması gerekir [4]. National Kidney Foundation, bu ilaçları bırakmanın, atlamanın ya da geciktirmenin hemen ya da zaman içinde reddi büyük olasılıkla tetikleyeceğini vurgular [1].

Nakilden sonraki ilk aylarda red riski en yüksek olduğu için ilaçlar genellikle daha yoğun kullanılır; zamanla, böbrek fonksiyonu ve ilaç kan düzeylerine göre hekiminiz dozları azaltabilir. Ancak ilaçların tamamen kesilmesi, istisnai durumlar dışında söz konusu değildir. Kendinizi çok iyi hissetmeniz, ilaçların artık gereksiz olduğu anlamına gelmez; aksine, iyi hissetmenizin nedeni çoğu zaman ilaçların işini yapıyor olmasıdır.

Bağışıklık Baskılayıcı İlaçlar: Nakil Sonrası Doğru Kullanım Rehberi – görsel 1

Hangi ilaç grupları kullanılır?

Böbrek naklinde genellikle farklı yollarla etki eden iki ya da üç ilaç birlikte kullanılır; böylece her birinin dozu daha düşük tutulabilir ve yan etkiler azaltılabilir. Ameliyat döneminde ayrıca damardan verilen ve bağışıklık sistemini kısa süreli güçlü biçimde baskılayan indüksiyon tedavileri uygulanabilir. Uzun dönemde kullanılan başlıca ilaç grupları şunlardır [1]:

İlaç grubu Örnek etken maddeler Genel olarak dikkat edilen yan etkiler
Kalsinörin inhibitörleri Takrolimus, siklosporin Tansiyon yüksekliği, kan şekeri yükselmesi, el titremesi, böbrek fonksiyonunda değişiklik, potasyum ve magnezyum düzeyinde değişiklik
Antimetabolitler (hücre çoğalmasını baskılayanlar) Mikofenolat mofetil, mikofenolik asit, azatiyoprin Mide-bağırsak yakınmaları (ishal, bulantı), kan sayımında düşüklük; gebelikte zararlı olabilen ilaçlar bu grupta yer alır
mTOR inhibitörleri Sirolimus, everolimus Kolesterol yüksekliği, ağız yaraları, yara iyileşmesinde gecikme, idrarda protein kaçağı
Kortikosteroidler (kortizon) Prednizolon, metilprednizolon İştah ve kilo artışı, kan şekeri yükselmesi, kemik erimesi, uyku ve ruh hali değişiklikleri, katarakt
Kostimülasyon blokeri Belatasept (damardan, belirli aralıklarla) Enfeksiyon riski; uygun hastalarda bazı ilaçların yerine kullanılabilir

Bu ilaçların hangisini, hangi birleşimde ve hangi dozda kullanacağınız; nakil türünüze, doku uyumunuza, antikor durumunuza, yaşınıza ve yan etkilere göre kişiye özel belirlenir. Tablo bilgilendirme amaçlıdır; listede adı geçen bir yan etkiyi yaşıyorsanız ilacı bırakmadan önce mutlaka nakil ekibinizle konuşun.

Bu ilaçlar nasıl düzenli kullanılır?

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar her gün, hekiminizin belirlediği aynı saatlerde ve aynı şekilde (aç ya da tok) alınmalıdır; bu düzen, ilacın kandaki düzeyinin sabit kalmasını sağlar. Özellikle takrolimus gibi ilaçların emilimi yemekle değişebildiğinden, ilacı her gün aynı koşullarda almanız önemlidir. Pratik bir düzen kurmak için şu adımları uygulayabilirsiniz:

  1. Sabit saat belirleyin: Örneğin günde iki kez alınan bir ilacı sabah 08.00 ve akşam 20.00 gibi, aralarında yaklaşık 12 saat olacak şekilde planlayın. Kesin saatleri ekibiniz söyler.
  2. Haftalık ilaç kutusu kullanın: Haftada bir gün, tüm ilaçlarınızı bölmelere yerleştirin; böylece bir dozu alıp almadığınızı kolayca görürsünüz.
  3. Hatırlatıcı kurun: Telefon alarmı ya da ilaç hatırlatma uygulamaları unutmayı önler.
  4. İlacınızın kutusunu tanıyın: Eczanede farklı firmaların eşdeğer ürünleri verilebilir. Bazı ilaçlarda ürün değişikliği kan düzeyini etkileyebileceği için ilacınızın markası ya da formu değiştiğinde ekibinize haber verin.
  5. Stok takibi yapın: İlacınızın bitmesine en az bir hafta kala reçetenizi yeniletin; bayram ve tatil dönemlerini önceden hesaba katın.
  6. Seyahatte yanınızda taşıyın: İlaçlarınızı bavulda değil el çantanızda, birkaç günlük yedek ile birlikte taşıyın.

Bir dozu unutursam ne yapmalıyım?

Bir dozu unuttuğunuzu fark ettiğinizde ne yapacağınız, ilacın türüne ve bir sonraki doza ne kadar süre kaldığına bağlıdır; bu nedenle önceden nakil ekibinizden yazılı talimat almanız en doğrusudur. Genel bir ilke olarak, unutulan dozu telafi etmek için bir sonraki dozu iki katına çıkarmayın. Kusma ya da ishal nedeniyle ilacı vücudunuzda tutamıyorsanız bunu aynı gün ekibinize bildirin; çünkü ilacın yeterince emilmemesi red riskini artırır.

Bağışıklık Baskılayıcı İlaçlar: Nakil Sonrası Doğru Kullanım Rehberi – görsel 2

İlaç kan düzeyi neden ölçülür?

İlaç kan düzeyi, aynı doz alındığında bile kişiden kişiye ve zamanla değişebildiği için ölçülür; amaç, reddi önleyecek kadar yüksek ama yan etkilere yol açmayacak kadar düşük bir düzeyi korumaktır. Özellikle takrolimus, siklosporin, sirolimus ve everolimus gibi ilaçların etkili oldukları aralık dardır. National Kidney Foundation, düzenli kan testleriyle ilaç düzeylerinin izlendiğini ve etkinlik ile yan etkiler arasındaki dengenin bu yolla kurulduğunu belirtir [1].

Ölçüm genellikle ilacın bir sonraki dozundan hemen önce yapılır; buna en düşük düzey (çukur düzeyi) denir. Bu yüzden kontrol günlerinde sabah dozunuzu kan verdikten sonra almanız istenebilir. Kan alınma saatini ve son dozu aldığınız saati not etmeniz, sonucun doğru yorumlanmasına yardımcı olur. İlaç düzeyiniz hedefin dışında çıktığında hekiminiz dozu değiştirebilir; yeni dozu ve ne zamandan itibaren başlayacağınızı yazılı olarak almanız karışıklığı önler.

Kan düzeyinin yanında, kontrollerde böbrek fonksiyonu (kreatinin ve eGFR), kan sayımı, kan şekeri, potasyum ve magnezyum gibi değerler de izlenir. Bu değerlerdeki değişiklikler, ilacın yan etkisini erken fark etmeye yardım eder. Örneğin kalsinörin inhibitörleri potasyumu yükseltip magnezyumu düşürebilir; bu durumda hekiminiz beslenme önerisi ya da ek tedavi verebilir.

Hangi yiyecek ve ilaçlar etkileşime girer?

Greyfurt ve greyfurt suyu, kalsinörin inhibitörlerinin kan düzeyini tehlikeli biçimde yükseltebildiği için nakil hastalarına genellikle önerilmez [1]. Greyfurtla benzer etki gösterebilen turunç ve pomelo gibi bazı turunçgiller için de dikkatli olunması tavsiye edilir. Nar ve nar suyu ile ilgili de etkileşim bildirimleri bulunduğundan, düzenli tüketmeyi düşünüyorsanız önce nakil ekibinize danışmanız önerimizdir. National Kidney Foundation, nakil hastalarının yeni bir ilaç ya da takviyeye başlamadan önce mutlaka nakil ekibine haber vermesini önerir [1].

Etkileşim riski taşıyan başlıca grupları şöyle özetleyebiliriz:

  • Bazı antibiyotikler ve mantar ilaçları: Bir kısmı takrolimus ve siklosporin düzeyini belirgin biçimde yükseltebilir, bir kısmı ise düşürebilir.
  • Bazı epilepsi ve tüberküloz ilaçları: İlaç düzeyini düşürerek red riskini artırabilir.
  • Bazı tansiyon ve kalp ilaçları: Kan düzeyini değiştirebilir ya da potasyumu yükseltebilir.
  • Ağrı kesiciler: İbuprofen, naproksen gibi steroid olmayan iltihap gidericiler, özellikle bu ilaçlarla birlikte böbreğe zarar verebilir.
  • Bitkisel ürünler: Sarı kantaron (St. John’s wort) gibi bazı bitkisel ürünler ilaç düzeyini düşürebilir. Bağışıklığı güçlendirdiği iddia edilen ürünler de teorik olarak ilaçların amacına ters etki edebilir.

Başka bir hekime, diş hekimine ya da eczaneye gittiğinizde nakil hastası olduğunuzu ve kullandığınız bağışıklık baskılayıcı ilaçları mutlaka söyleyin. Size reçete yazılan yeni bir ilacı, kullanmaya başlamadan önce nakil ekibinizle teyit etmek iyi bir alışkanlıktır.

Diş tedavisi, ameliyat ya da hastalık sırasında ilaçlar ne olur?

Diş tedavisi, küçük bir ameliyat ya da başka bir hastalık nedeniyle tedavi gördüğünüzde bağışıklık baskılayıcı ilaçlarınızı kendi başınıza kesmemeniz gerekir; ilaçlarla ilgili her karar nakil ekibinizle birlikte verilir. Bazı durumlarda, özellikle ciddi bir enfeksiyon geçirirken, hekiminiz ilaçlarınızdan birini geçici olarak azaltabilir ya da durdurabilir; ama bu karar, enfeksiyonun ağırlığı ile red riskinin karşılaştırılmasıyla verilen uzman bir karardır.

  • Diş tedavisi: Diş hekiminize nakil hastası olduğunuzu söyleyin. Bazı işlemlerden önce koruyucu antibiyotik gerekip gerekmediğini nakil ekibinizle teyit edin.
  • Ameliyat: Planlı bir ameliyat öncesinde cerrahınız ve nakil ekibiniz ilaç planını birlikte yapmalıdır. Uzun süre aç kalınacaksa ilaçların nasıl verileceği önceden belirlenir.
  • Hastaneye yatış: Başka bir hastanede yatıyorsanız, ilaçlarınızın orada da aksatılmadan verilmesini sağlamak için ilaç listenizi ve nakil merkezinizin telefonunu yanınızda bulundurun.

Alkol ve sigara ilaçlarla birlikte nasıl etkiler?

Sigara, nakil hastalarında damar hastalıkları, kanser ve enfeksiyon riskini artırdığı için tamamen bırakılmalıdır [2]. Alkol ise karaciğerde ilaç metabolizmasını etkileyebilir, kan şekeri ve tansiyon kontrolünü zorlaştırabilir ve ilaçları düzenli almayı unutturabilir. Alkol tüketip tüketemeyeceğinizi ve ne ölçüde tüketebileceğinizi nakil ekibinize sorun.

İlaçlarınızı sağlarken nelere dikkat etmelisiniz?

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar genellikle sağlık raporuyla ve uzman hekim reçetesiyle yazılır. Raporunuzun bitiş tarihini takvime not edin ve süresi dolmadan yenileyin. Reçete, rapor ve ödeme koşulları zaman içinde değişebileceğinden, güncel koşulları hastanenizden, eczanenizden ve SGK’dan teyit edin.

Uzun dönem yan etkilerden nasıl korunursunuz?

Bağışıklık baskılayıcı ilaçların uzun dönem başlıca etkileri; enfeksiyonlara yatkınlık, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği ve bazı kanserlerde, özellikle cilt kanserlerinde artıştır [1]. Bu risklerin çoğu düzenli takip ve yaşam tarzı önlemleriyle azaltılabilir.

  • Güneşten korunun: Yüksek koruma faktörlü güneş kremi, şapka ve uzun kollu giysiler kullanın; öğle saatlerinde güneşe çıkmaktan kaçının. Ciltte yeni çıkan, büyüyen ya da iyileşmeyen lezyonları dermatoloğa gösterin [2].
  • Tansiyonunuzu ve şekerinizi izleyin: Evde düzenli ölçüm yapın, değerleri kontrollere götürün.
  • Kilonuzu koruyun: Kortizon iştahı artırabilir; diyetisyeninizle birlikte dengeli bir beslenme planı yapın.
  • Kemiklerinizi koruyun: Kemik yoğunluğu ölçümü ve gerekirse tedavi hekiminizce planlanır.
  • Kanser taramalarını aksatmayın: Yaşınıza uygun taramaların zamanında yapılması önerilir [2].
  • Enfeksiyondan korunun: El hijyeni, aşılar ve kalabalıkta maske kullanımı temel önlemlerdir.

İlaç listenizi nasıl güncel tutarsınız?

Nakil sonrası ilaç dozları özellikle ilk yıl sık değiştiği için, güncel ilaç listenizi kâğıt üzerinde ya da telefonunuzda her zaman yanınızda taşımanız önerilir. Listede her ilacın adı, etken maddesi, hangi saatlerde alındığı, aç ya da tok alınıp alınmadığı ve son değişiklik tarihi yer almalıdır. Kontrol sonrası doz değiştiğinde listeyi hemen güncelleyin ve eski kutuları karıştırmamak için ayrı bir yerde saklayın. Acil servise ya da başka bir hekime başvurduğunuzda bu liste, size verilecek tedavinin ilaçlarınızla çakışmasını önler.

Ne zaman acilen başvurmalısınız?

Kusma veya ishal nedeniyle ilaçlarınızı alamıyorsanız, yanlışlıkla fazla doz aldıysanız ya da 38 °C ve üzeri ateşiniz varsa aynı gün nakil merkezinizi arayın. İdrar miktarında belirgin azalma, nakil böbreği bölgesinde ağrı ya da hassasiyet ve hızlı kilo artışı red belirtisi olabileceğinden beklemeden bildirilmelidir [3]. Şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, nöbet geçirme, bilinç bulanıklığı, göğüs ağrısı ya da ciddi nefes darlığı gibi durumlarda ise 112’yi arayın ve kullandığınız ilaçları ekibe söyleyin.

Sık sorulan sorular

İlaçlarımı kendimi iyi hissettiğim için azaltabilir miyim?

Hayır. İyi hissetmeniz, ilaçların işe yaradığını gösterir. Dozu azaltmak ya da ilacı bırakmak red riskini belirgin biçimde artırır; doz değişikliği yalnızca hekiminizin kararıyla yapılır.

Eşdeğer (jenerik) ilaç kullanabilir miyim?

Bazı bağışıklık baskılayıcı ilaçlarda farklı ürünler arasında kan düzeyi değişebilir. Eczanede ilacınızın markası ya da formu değişirse bunu nakil ekibinize bildirin; gerekirse ilaç düzeyiniz yeniden ölçülür.

Greyfurt dışında hangi meyvelerden kaçınmalıyım?

Greyfurta benzer etki gösterebilen turunç ve pomelo gibi turunçgiller için de dikkat önerilir. Nar ve nar suyu ile ilgili etkileşim bildirimleri de bulunduğundan, düzenli tüketmeden önce ekibinize danışın.

Bu ilaçları kullanırken aşı olabilir miyim?

İnaktif (canlı olmayan) aşılar genellikle yapılabilir ve bazıları önerilir. Canlı aşılar ise bağışıklık baskılanmış kişilerde genellikle yapılmaz; her aşıdan önce nakil ekibinize danışın.

Bitkisel çaylar ve takviyeler zararlı mı?

Bazı bitkisel ürünler ilaç kan düzeyini değiştirebilir. Ihlamur ya da adaçayı gibi günlük içecekler dahil olmak üzere düzenli kullandığınız her ürünü nakil ekibinizle konuşmanız en güvenli yaklaşımdır.

Kaynaklar

  1. National Kidney Foundation – Immunosuppressantswww.kidney.org
  2. National Kidney Foundation – Care After Kidney Transplantwww.kidney.org
  3. MedlinePlus – Transplant rejectionmedlineplus.gov
  4. MedlinePlus – Kidney transplantmedlineplus.gov

Bu sayfa genel bilgi verir, tanı ve tedavi yerine geçmez. İlaç, diyet ve sıvı sınırlarınızı diyaliz ekibiniz belirler. İçeriklerimizi nasıl hazırladığımızı okuyun.

Bu sayfada hatalı ya da eskimiş bir bilgi mi gördünüz?

Kişisel sağlık bilgilerinizi ve tahlil sonuçlarınızı paylaşmayın. Bireysel tıbbi soruları yanıtlayamıyoruz; bunun için diyaliz ekibinize danışın.

Bu konuda diğer rehberler

Böbrek Nakli: tümü